top of page

Huzur Nerede Başlar: İçimizde mi, Dışarıda mı?

Yeni Bir Keşif Alanı

Tahmini okuma süresi: 2 dakika.

Tüm hakları saklıdır. © Ruhen.

Bir vitrinin parlak ışıkları ile içimizdeki ışığın farkını ayırt etmek bazen zordur. Dışarıda olup biten her şey bize huzurun resmiymiş gibi sunulur. Doğru iş, doğru ilişki, doğru ev, doğru ürün... Reklamlar, sosyal medya ve çevrenin beklentileri bize bir reçete sunar. O reçeteyi uyguladığımız taktirde hayatımızın yoluna gireceğine, her şeyin güzel olacağına inanırız. Durup düşünürsek eğer, bahsettiklerimizin yaşam kalitemize ve huzurumuza ne gibi etkileri olabilir? Bu gibi gündelik reçeteler bize o aradığımız huzurun ne kadarını sunabilir?

Kaynak: Jonathan Borba / Pexels

Unutmamak gerekir ki yeni bir eşya, bildirim ya da radevu bizi gerçekten de heyecanlandırır. Ancak bu gibi heyecanları "başka bir hayata açılan kapı" olarak görmek bizi mutsuzluğa sürükler. Tüm bunlar huzurumuzun temel kaynağı olmaktan uzaktır. Çünkü dışarısı kontrol edilebilir değildir; insanlar gidebilir, işler değişebilir ve şehirler bizi her gün başka bir değişimle karşılar. İçimizde ise, eğer ona bakmayı öğrenirsek, dingin bir merkez vardır. Huzur, o merkeze doğru attığımız adımların adı olur.

Geçmişin Yörüngesindeki Huzur

Çapa 1

Geçmiş, kim olduğumuzu şekillendiren bir bahçedir; orada izler, kırık dallar, güzel anılar  ve daha nice olumlu ve olumsuz duygular ve anılar bulunur. İçinde bulunduğumuz bedenimizde ve zihnimizde yaşadığımız huzur ya da huzursuzluk halinde geçmişimizin payı büyüktür. Bizi huzurlu ve dingin bir ruh haline sokabilirken, huzursuz ve konforsuz bir hale de sokabilir. Tekrar eden olumsuz anıları sürekli olarak deneyimliyor olmak huzurumuzu baltalar. Pişmanlıklarımız, keşke cümlelerimiz ya da olumsuz deneyimlerimiz bunlara örnek olabilir.

Geçmişimiz ile temasta bulunmak çoğu zaman zorlu bir deneyimdir. Ancak içsel huzurumuzu keşfetmek için bu temas olmazsa olmazdır. Geçmişimizi unutmaya çalışmak ve onu yargılarcasına yok saymak içsel dengemizi daha çok bozar. Unutmamak lazımdır ki geçmiş ile yüzleşmek herkes için zordur. Bu aşamada bir psikologdan destek alıyor olmak dönüşüm için çok kıymetlidir.

Sosyal İlişkilerin İçerisinde Huzurun Yeri

Çapa 2

Şüphesiz ki sıcak bağlar her yaştan birey için bir ihtiyaçtır ve ihmali huzursuzluğu getirebilir.  Sosyal ilişkiler, doğru insanlar ve doğru düzeyde bağ olduğunda huzur verirler; sahte ilişkiler ise adeta hayali bir battaniye gibi yalnızlığı örterler ve içimizi ısıtmaktan yoksundurlar.

 

İçinde bulunmaktan hoşlanmadığımız bir arkadaş grubu ya da sosyal medyada ilişkimizin yüzeysel olarak varlığını sürdürdüğü insanlar sahte ilişkilere örnek olabilir. Yalnız kalmamak, kalmak istememek bu bağları sürdürmemizin bir nedeni olabilir ancak bu bağların yarattığı huzursuzluk yalnızlıktan hissinden daha ağır olabilir. Gelin beraber bir senaryo hazırlayalım. Kanepede uzanmış bir kişi, bir akşamüstü telefonuna gelen bildirimleri takip ediyor. Yeni paylaştığı gönderiye gelen beğeniler, içinde bir sıcaklık hissi doğuruyor. Otuz saniye sonra bildirim akışı duruyor ve telefonunu kapatıyor; o sıcaklık hissi de telefonun ekranı gibi kaybolup gidiyor.. Bu senaryo tanıdık geliyor olabilir. Onaylanma, beğeni sayısı, davetler; bunlar bizi sosyal olarak doyuramazlar. Gerçek ilişkiler derinliğe ihtiyaç duyar.

 

Huzur, birinin sizi var olduğunuz gibi kabul edip, yanınızda olmasıyla doğar. Olduğumuz gibi, yargılanmadan, düzeltilmeye çalışılmadan var olduğumuz ilişki içimizi ısıtır. Bu doğrultuda hissettiğimiz güven ve şefkat, ruhsal ve bedensel sağlığımızı korur. 

Huzun Peşindeki Bağımlılıklarımız

Bağımlılıklarımızın altında da bir huzur arayışı saklı olabilir. Alkol, sigara ya da uyuşturucu kullanımının özünde bir yatışma isteği vardır. Bireyler bu maddelerin kendilerinin; stresli ve huzursuz hallerini dindirdiğini ve yerine bir rahatlama bıraktığını söylerler. Ancak işin aslı öyle olmaz. Bu maddeler beynimizde bir takım kimyasal maddelerin salgılanmasına neden olur ve bize anlık bir haz yaşatır. Ancak madde etkisi geçtikten sonra kişi daha derin bir huzursuzluğa ve boşluğa düşer. Bu düşüşten sonra kişi tekrardan madde kullanımı ile bu huzursuzluğunu yok etmeye çalışır ve bunun sonucunda bağımlılık döngüsü oluşur. Bağımlılık geçmiş deneyimler ya da tramvalar sonucu edinilebileceği gibi merak arayışından da ortaya çıkabilir.  Her iki durumda da kişi, ruh halini dingin ve huzurlu bir hale çevirmeye çalışır. Unutulmamalıdır ki bu maddeler dışsal huzur arayışının önemli bir parçasıdır.

Ayrıca uyuşturucu veya alkol kötüye kullanımı bireylerde hayati riske yol açabilir. Eğer bu durum hakkında yardıma ihtiyacınız olduğunu düşünüyorsanız size en yakın hekime ve/veya sağlık kuruluşuna başvurunuz. 

 

Bağımlılık kelimesini alkol, sigara ve madde kullanımına indirgemek bir çok durumu fark etmemizin önüne geçer. Sürekli onay arama ya da sürekli bir başarı döngüsüne tutunma gibi durumlar da bir tür bağımlılıktır. Bu davranışlar çoğunlukla içimizde kaçmak istediğimiz duyguları bize gösterir. Sessizlikte insan kendiyle baş başa kalmak zorunda kaldığında, bastırılmış duygular birbiri ardına gelebilir. Bunlardan kaçmak için bu tarz davranışlara yönelebiliriz. Ancak huzur, kendimizi sürekli meşgul etmekte değil, kendimizle nasıl ilişki kurduğumuzdadır. 

Çapa 3

Huzur Hep Bir Adım Önde

Çapa 4

“Şu … olsun/bitsin, her şey geçecek, çok rahatlayacağım, çok huzurlu bir hayatım olacak.” Bu sözler hepimize biraz tanıdık gelir.  Mezun olunca, iş bulunca, evlenince, yeterince para biriktirince... Zihnimiz önemli ve zor bir olayın üstesinden gelebilmek için geleceğe bir ödül koyabilir. O ödül umudu korur ama bu günü de tüketebilir.

Aslında huzurun anlamı, bir yere varmaktan çok, şimdiyle kurduğumuz ilişki ile alakalıdır. Çoğumuz günlük hayatta bir şeylere dalıp gideriz ancak içinde yaşadığımız zamanı fark edebilme yeteneğini geliştirmek huzurumuz için çok önemlidir. Yaşamınızın şu anında sahip olduklarınızı, hayatta geride bıraktığınız anıları ve gelişimlerinizi hatırlamak yapıcı olabilir.

 Buna ek olarak gelecekteki imgenizi düşünmek de güzel bir pratiktir. Bir anlığına durun ve gözlerinizi kapatın; gelecekteki sizi hayal edin, gelecekteki imgenizden içinde yaşadığınız şu ana dönüp bir bakın. Bunu dilediğiniz süre uyguladıktan sonra farkındalıklarınız hakkında düşünebilirsiniz. Muhtemelen içinde yaşadığınız an size daha kıymetli ve özel gelmiştir. Bu durum bize yaşantımızın akıp geçtiğini ve içinde bulunduğumuz zaman aralığının olumlu ve olumsuz yönleri kabul edilmeye layık olduğunu anlatır. Şüphesiz ki geleceğe dair hayal kurmak yapıcı ve motive edici bir şeydir. Ancak anlatmak istediğimiz; geleceğe dair umutlu, mutlu ve keyifli hayaller şu anı değersizleştirmemelidir.  

Sürece Güven ve Destek

Yıllardır süregelen düşünce kalıplarını dönüştürmek zaman alır ve çaba ister. Eğer günlük yaşamınızı olumsuz etkileyen durumlar hakkında desteğe ihtiyacınız olduğunu düşünüyorsanız bir psikolog ya da psikiyatristten destek almak faydalı olabilir. Profesyonel dokunuş, değişim sürecini daha sağlıklı ve güvenli bir şekilde yönetmenize yardımcı olur; çünkü bu yolculuk, tek başına yürümek zorunda olduğunuz bir yol değildir. Unutulmamalıdır ki, bu yazı yalnızca farkındalık kazandırmayı amaçlamaktadır ve herhangi bir tanı veya tedavi niteliği ya da iddiası taşımaz.

Çapa 5

Ruhen'de Daha Fazla

pexels-maksgelatin-5820034.jpg

Ön sevişme, cinsel ilişkinin doğal ve keyifli bir parçasıdır. Bu bölümde, önemini ve etkilerini inceleyeceğiz.

Kendi kendimizi neden bu kadar acımasızca yargılıyoruz? ... Çünkü o iç sesin, düşündüğünüzden...

Depresyon, yalnızca ruh halini değil bedenin enerjisini de tüketebilir. Bu yazıda, zihinsel ve fiziksel yorgun...

eric christov_edited.jpg

Öfke, kaosa sürükleyen bir fırtına da olabilir, bizi koruyan bir kalkan da. Seçim, onu nasıl yönettiğimizde saklıdır. Peki siz öfkenizi nasıl yönet...

Bir sohbetin, samimi bir gülüşün ya da basit bir dokunuşun ruh halimizi nasıl değiştiriğini hiç fark ettiniz...

pexels-bradanton-20506157.jpg

Sosyal anksiyete, sosyal etkileşimlerde sürekli kaygı ve gerilim yaratabilir. Bu yazıda, bu durumun psikolojik dinamiklerini ve başa çıkma...

pexels-The Lazy Artist Gallery.jpg

Hayatın içerisinde çok olağan bir şekilde var oluruz ve nelere sahip olduğumuzu unutabiliriz. Çevreniz ve ke...

Sürekli kaygı, zihnin arka planında işleyen görünmez bir baskı olabilir. Bu yazıda, bu deneyimin ardındaki ...

bottom of page