top of page

Mastürbasyon Zararlı Mıdır?

Yeni Bir Farkındalık Alanı

Tahmini okuma süresi: 2 dakika.

Tüm hakları saklıdır. © Ruhen.

Kaynak: Jan van der Wolf/Pexels

Mastürbasyon, tarih boyunca hem merakın hem de çoğunlukla yanlış inanışların odağında yer almış bir konudur. Birçok eski ya da yeni kültürde ayıp, günah ya da sağlığa zararlı olarak etiketlenmiş; hatta fiziksel ve zihinsel hastalıklara yol açtığı iddia edilmiştir. Oysa modern psikoloji ve tıp literatürü, bu iddiaların bilimsel bir temele dayanmadığını açık biçimde ortaya koymaktadır. Mastürbasyon, insan cinselliğinin doğal ve olağan bir parçasıdır. Sorumuzu, “Zararlı mıdır?” gibi bir sorudan çok, “Hangi koşullarda sağlıklı ya da işlevsiz hale gelir?” olarak değiştirmek daha doğru olacaktır.

Çapa 1

Mastürbasyonun Vücudumuza Etkileri

Biyolojik açıdan bakıldığında mastürbasyon, cinsel uyarılma ve boşalma döngüsünün herhangi bir partner olmaksızın bireysel olarak deneyimlenmesidir. Orgazm sırasında beyinde dopamin, endorfin ve oksitosin gibi nörokimyasal maddeler salgılanır. Bu maddeler haz, rahatlama ve stres azalması ile ilişkilidir. Bazı araştırmalar, mastürbasyonun kısa vadede gerginliği azalttığını, uykuya geçişi kolaylaştırabildiğini ve ruh halini düzenleyebildiğini göstermektedir. Fizyolojik olarak bakıldığında, sağlıklı bireylerde mastürbasyonun doğrudan zararlı olduğuna dair bir kanıt bulunmamaktadır. Mastürbasyon yapan ergenlerde penis gelişiminin yetersiz olması ya da mastürbasyonun testesteronu düşürmesi toplumda yaygın olarak inanılan yanlışlardan bazılarıdır. Mastürbasyon sonucu testesteron seviyesinde kısa süreli dalgalanmalar olsa da, uzun vadede mastürbasyon ile testesteron seviyesinin bir ilişkisi bulunamamıştır. 

Tüm bu yanlış inanışların aksine ergenlik döneminde mastürbasyon, cinsel kimliğin ve beden farkındalığının gelişiminde rol oynayabilir. Kişi kendi bedensel tepkilerini tanır, haz noktalarını keşfeder ve cinsel yanıt döngüsünü anlamaya başlar. Bu keşif süreci ileride kurulacak cinsel ilişkiler açısından da önemlidir. Kendi bedenini tanımayan bir bireyin, partnerine ne istediğini ifade etmesi zorlaşabilir. Ayrıca mastürbasyon yapan insan bir cinsel davranışta bulunur, bu durum kişinin cinsel olarak aktif olduğunu da gösterir. Dolayısıyla mastürbasyon, cinsel öz farkındalığın bir parçası olarak değerlendirilebilir.

Psikolojik boyut ise daha karmaşıktır. Mastürbasyonun birey üzerindeki etkisi, çoğu zaman davranışın kendisinden çok, ona yüklenen anlamla ilişkilidir. Eğer kişi, mastürbasyonu yoğun suçluluk, utanç ya da değersizlik duygularıyla deneyimliyorsa, burada zarar veren unsur eylemin kendisi değil; bu eyleme eşlik eden bilişsel ve duygusal süreçlerdir. Özellikle katı ve yargılayıcı inanç sistemleri, kişinin kendi bedeniyle kurduğu ilişkiyi olumsuz etkileyebilir. Bu durumda içsel çatışma artar ve davranış bir rahatlama aracı olmaktan çıkıp kaygı kaynağına dönüşebilir. 

Çapa 2

Mastürbasyon Bağımlısı Olabilir Miyim?

Toplumda sıkça düşünülen “Mastürbasyon bağımlılık yapar.” söylemi de genellikle genelleyici bir yaklaşımdır. Gündelik yaşamda etraftan duyulan "mastürbasyon bağımlısı" gibi tanımlamalar büyük çoğunlukla çevrenin, bireyi ya da bireyleri damgalamak için kullandığı sıfatlardandır. Bireyler üzerinde bağımlılık olup olmadığı kişisel çıkarımlarla açıklanamaz.

Bu doğrultuda, her davranış gibi mastürbasyon da aşırı bir seviyeye geldiğinde sorunlu hale gelebilir. Eğer kişi günlük sorumluluklarını ihmal edecek düzeyde bu davranışa yöneliyorsa, yoğun bir kontrol kaybı yaşıyorsa ya da yalnızca olumsuz duygulardan kaçınmak için tekrarlayıcı biçimde kullanıyorsa, burada işlevsel olmayan bir başa çıkma mekanizmasından söz edilebilir. Bu durum, davranışın kendisinden çok, altında yatan psikolojik ihtiyaçlarla ilişkilidir. Kaçınma temelli her başa çıkma yöntemi gibi, mastürbasyon da duygusal düzenleme aracı olarak aşırı kullanıldığında geçici rahatlama sağlasa da uzun vadede sorunları çözmez. Bu gibi durumlarda psikolog/psikiyatrist desteği büyük önem teşkil eder.

Çapa 3

İlişki İçerisinde Mastürbasyon Var Olabilir Mi?

Mastürbasyonun ilişkiler üzerindeki etkisi de oldukça merak edilen bir konudur. Panik yapmadan önce belirtelim, bir ilişkide mastürbasyonun varlığı her zaman bir problem olduğuna işaret etmez. Sağlıklı bir ilişkide bireysel cinsellik ile paylaşılan cinsellik birbirini dışlamak zorunda değildir. Aksine mastürbasyonun varlığı ile çiftler cinsel birlikteliklerine yeni fanteziler getirebilirler ya da bireysel olarak isteklerini keşfetmeye alan açabilirler. Açık iletişim ile var olan olumsuz düşüncelerin önüne geçilebilir ve partnerler birbirlerini daha rahat anlayabilirler. İlişki içerisinde hassasiyet gereksinimi yüksek olan bu konuyu konuşurken karşılıklı kabul ve nezaket çok önemlidir.

Çapa 4

Sürece Güven ve Destek

Cinselliğe dair problemler ruh sağlığı uzmanları ile çalışılan hassas bir alandır. Eğer bu konu ile ilgili desteğe ihtiyacınız olduğunu düşünüyorsanız, bir psikolog ya da psikiyatristten destek almak faydalı olacaktır. Destek sürecinde ilgili ruh sağlığı uzmanı ile iş birliği içerisinde olmak etkili bir tedavi yürütülmesi için önemli bir husustur. Unutulmamalıdır ki, bu yazı yalnızca farkındalık kazandırmayı amaçlamaktadır ve herhangi bir tanı ya da tedavi niteliği ya da iddiası taşımaz.

Ruhen'de Daha Fazla

pexels-maksgelatin-5820034.jpg

Ön sevişme, cinsel ilişkinin doğal ve keyifli bir parçasıdır. Bu bölümde, önemini ve etkilerini inceleyeceğiz.

Kendi kendimizi neden bu kadar acımasızca yargılıyoruz? ... Çünkü o iç sesin, düşündüğünüzden...

Depresyon, yalnızca ruh halini değil bedenin enerjisini de tüketebilir. Bu yazıda, zihinsel ve fiziksel yorgun...

Belki huzuru dışarıda arıyoruz, oysa ipuçları çok daha yakınımızda olabilir. İç dünyamızla çevremiz arasındaki denge, dingin....

Bir sohbetin, samimi bir gülüşün ya da basit bir dokunuşun ruh halimizi nasıl değiştiriğini hiç fark ettiniz...

pexels-bradanton-20506157.jpg

Sosyal anksiyete, sosyal etkileşimlerde sürekli kaygı ve gerilim yaratabilir. Bu yazıda, bu durumun psikolojik dinamiklerini ve başa çıkma...

pexels-The Lazy Artist Gallery.jpg

Hayatın içerisinde çok olağan bir şekilde var oluruz ve nelere sahip olduğumuzu unutabiliriz. Çevreniz ve ke...

Sürekli kaygı, zihnin arka planında işleyen görünmez bir baskı olabilir. Bu yazıda, bu deneyimin ardındaki ...

bottom of page